Ekrem Düzgünoğlu

EKREM DÜZGÜNOĞLU FAN CLUBE HOŞ GELDİN.SİTEMİZE ÜCRETSİZ KAYIT OLABİLİRSİN
Ekrem Düzgünoğlu

Hoşgeldin Misafir Ekrem Düzgünoğlu Fanda Toplam 0 Mesajın Var


    gececiler

    Paylaş

    paNZeirRr
    Ekremci Yeni Üye
    Ekremci Yeni Üye

    Kadın
    Mesaj Sayısı : 14
    Yaş : 23
    Nerden : cehennem
    Puan : 3097
    Kayıt tarihi : 18/06/08

    gececiler

    Mesaj tarafından paNZeirRr Bir Çarş. Haz. 18, 2008 11:07 pm

    arkadaşlar ben geceleri çok takılmam ama genede girdiğimde yazarım ilk slm ı ben werim ee arkadaşlar nasıl gidiyor hayat??

    ukdegir
    Ekremci Yeni Üye
    Ekremci Yeni Üye

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1
    Puan : 2715
    Kayıt tarihi : 06/07/09

    Geri: gececiler

    Mesaj tarafından ukdegir Bir Ptsi Tem. 06, 2009 10:43 am

    mahlasım ukdegir(düğümlü) yav bu ekrem abiye mesaj atıcam bir türlü yazamadım yardım cı olursanız sevinirim

    Misafir
    Misafir

    Geri: gececiler

    Mesaj tarafından Misafir Bir Ptsi Tem. 06, 2009 1:50 pm

    burası resmi site değil ukdegir kardeş mesajlar resmi siteden yazıylıyor ama malesef resmi sitede de özel msj sistemi kalktı Ekrem beye siteden hiçbir şekilde ulaşamayız yani:(

    meltem
    Admin
    Admin

    Takım :
    Kadın
    Mesaj Sayısı : 432
    Yaş : 27
    Nerden : Ankara
    Yorum : <YARADILANI SEVERİM YARADANDAN ÖTÜRÜ>
    Puan : 3306
    Kayıt tarihi : 16/10/08

    Geri: gececiler

    Mesaj tarafından meltem Bir Ptsi Tem. 06, 2009 11:29 pm

    Smile ayhh resmi site değil burası kardeşş Very Happy resmi site neredemi Very Happy Tadilatta bugün yarın açılışı yapılır Very Happy

    BURAK
    Admin
    Admin

    Takım :
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 257
    Yaş : 27
    Yorum : Ekrem Düzgünoğlu Fan Club
    Puan : 3600
    Kayıt tarihi : 16/06/08

    Geri: gececiler

    Mesaj tarafından BURAK Bir Ptsi Tem. 06, 2009 11:39 pm

    ukdegir demiş ki:mahlasım ukdegir(düğümlü) yav bu ekrem abiye mesaj atıcam bir türlü yazamadım yardım cı olursanız sevinirim


    arkadaşım sitemizde ekremdüzgünoğlu die bi üye var doğru ama o sahte üye sitemize gelip ben ekrem düzgünoğluyum sitenizi kapatın demek için üye olmuş bi akıllı

    ÇAĞLAR DEVRİM DENİZ
    Ekremci Yeni Üye
    Ekremci Yeni Üye

    Takım :
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 6
    Yaş : 34
    Nerden : ANKARA
    Puan : 2696
    Kayıt tarihi : 31/07/09

    Geri: gececiler

    Mesaj tarafından ÇAĞLAR DEVRİM DENİZ Bir Cuma Tem. 31, 2009 9:27 pm

    VUSLATINIZA SAHİP ÇIKIN





    Ayrılık belası ekmekten, sudan etmiş ve cehenneme dönen dünyada nefes almak pek zor işmiş.

    Sabrı kendisine ayna bilen biraz fazla yaşarken, sabrın ipini kesen üç günde gitmiş. Sudaki zenginlik tek aşkta ve güneş tek sevgide gizliymiş.

    Aşkını ve sevgisini yitiren yürek çok geçmemiş kör olmuş sonra bir uçurumun kenarına yürümüş. Bakmış sonsuz ufka, görür gibiymiş, bilir gibiymiş sonun bir adımına kaldığını. Ve atmış bir adım daha…

    Dile kolay gelir “bitti” demek. Bir tarafın kar yangını, diğer yanın azap rüzgarlarına düşer. İstediğin kadar feryat figan et, kırk gün, kır gece gözlerini yumma istersen… Çaresizliğin dibine vuran yüreğin, yıkılışların ve yanışların en büyüğü ile kırar kalemini…

    Ayrılık saman alevi öfkelerden değildir. Ayrılık sözde “bitti” diyenlerden hiç değildir ve ayrılık laf ola beri gele diye tümce içinde bile kullanılacak bir sözcük değildir…

    Ayrılık en büyük ateştir ki yanmaları bitmeyen, özlemleri hiç tükenmeyen, yokluğun tenhasında bir türlü dile getirilemeyen, yenmeyen, içilmeyen, ruhunu diri diri mezara iten, varını yoğunu talan eden en acımasız duyguların feriştahı, zehir zemberek tümcelerin kralıdır. Hatta “ölümü” bile alaşağı eden en korkunç, en acımasız imparatorların üstündedir. Şeytana pabucu ters giydiren, üstüne milyarlarca yokluk yükleyen, yüreğini rezil rüsva eden en gaddar duygudur ayrılık…

    Durup ve düşünmek gerekiyor ayrılmadan önce. Hatta “ayrılık” sözcüğünü dilinize dolamadan evvel oturun bir köşeye sonra sorun kendinize, yüreğinize; “onsuzluğa ne kadar dayanabilirim?” diye…

    Gidip de gelmeyenlerle dolu bir dünyada yaşamak cidden meşakkatli bir iş ve “döner bir gün yollarına” adaklar adayanların çaresiz bekleyişleri, ıstırapların en büyüğü olarak mühürlüyor yüzyılın bu kesitini. İnsanoğlu her devirde yaşamak gayesini önce aşka sonra sevgiye ipotek bırakmış. Hangisine haciz gelmişse “çok yaşamamış…”

    Sakin olun, acele etmeyin. Bir gün dönme ihtimaliniz olan kapıları sert çekmeyin ve dahası biraz daha bekleyin. Sonsuz şükrün ve şükranın sırrı vuslatsa eğer, vuslatınıza sahip çıkın…



    Alim olan susar, bekler

    Yari güzel olan, söyler

    Rızasız düğün mü olur?

    Istırap kokar türküler

    Lahzalara ılgıt ılgıt…

    Itır bahçelerinin gülü

    Kalbim kalbine diz çöker…

    “A Y R I L M A Y A L I M”

    ÇAĞLAR DEVRİM DENİZ..

    ÇAĞLAR DEVRİM DENİZ
    Ekremci Yeni Üye
    Ekremci Yeni Üye

    Takım :
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 6
    Yaş : 34
    Nerden : ANKARA
    Puan : 2696
    Kayıt tarihi : 31/07/09

    Geri: gececiler

    Mesaj tarafından ÇAĞLAR DEVRİM DENİZ Bir Cuma Tem. 31, 2009 9:41 pm

    ÖLÜRÜM SEN GİDİNCE HÜLYA



    Metrodayım, bin bir türlü rüyadayım. Arzularımı çalıp gitmen dokuz altı vagonlarında kalbimi ağrıtıyor. Hülyalarımda sendin...

    Kırık bir ezginin yalnız kalmış tortusu var dermanı sadece sen olan yüreğimde. Islık çalmak geliyor içimden alabildiğine özgürce sonra kafamı camdan çıkartıp, kör karanlıkların içinde ışıldayan raylara seni haykırmak; “neredesin Rüyam..

    Ekmeğimdin, içtiğimdin, bana bana gözlerine ömrümü yediğimdin, sevdiğim, tekteciğimdin. Dahası biriciğim, gitmek için dudaklarına ömrümü verdiğimdin. Bir kere tutabilseydim ellerini, bir kere dokunabilseydim karanfil kokan saçlarına ve son kez görebilseydim gül yüzünü, inan gam değildi Rüyam..

    Yaşıyordum her vakit gözlerinde, nefes alıyordum her saniye senli düşüncelerimde. Ömrümü, hayallerimi, canımı ve yüreğimi alıp gitmeseydin neyin eksilirdi? Bir fazla yaşar mı sanırsın sensiz Çağlar'ın

    Kurduğun tuzağın adı neydi? Sahi sen hangi bilinmeyenden geliyordun? Galaksinin adı neydi? Gözlerin hangi intikamın sesi, parmakların hangi kanlı bitişin eseriydi? Cellât bakışların kimden miras ve vurdumduymaz hallerin kimlerden gelmekteydi?

    Öyküme girdin girmesine ama sevmelerin acı, gülmelerin, güldürmelerin ölümün yancısı, sen! Ey! Ay tanrıçası; ne yaptım ki öyküne? Ne söyledim ki geçmişine? Geldiğin yere, gideceğin ülkeye ve sana ne ettim, ne söyledim ki? Vurdun yüzbin kere…

    Rüyam’dın… Bütün emellerimi, arzularımı, selvilerimi budadığım, sende takılı kaldığımdın. Ne bir seraptı gözlerin, ne de gökyüzünde turna ellerin. Öyle yakındın ki yüreğime yüreğinle, ilhamdın her halinle Çağlar’ına göremediğin gözlerimde…

    Karanlıklar bir diner, bin yağar bu şehirde. Göğün göğsü yarılır oniki ay her gece. Rüyalarıma girersin, bir susar, bin ağlarım sen gidince. Ne kalbimden, ne beynimden, ne de ruhumdan atabilirim seni, ancak ölünce…

    Kalbimi terki diyar ettiğinde, sönünce ocağım, külüm karışınca toza toprağa “o” zaman anladın, “sensizliğin ölüm olduğunu” benden gidince…

    Kalbinden sürgünü teyit edince, gözlerinden haram düşünce, tamda inanmışken her şeyine, donup kalmak, ağlamak, darma duman olmak varmış; hain hançerini döşüme yiyince…

    Bağlamaya düşer ayrılığın tezenesi, telin canına yeter ayrılık ölesiye sevince. Sözcüklerim eğilip bükülünce, gözlerin gülünce, sen kalbimde tek hece bende bitince; karanlıklar bir diner, bin yağar gözlerimde…

    Gülünce ellerime, gelince yüreğime, hele birde sarılıp öpünce, göğün göğsü yarılır oniki ay gün gece…

    Sevmek adam işi, gönül işi, kadın işi, sevmek “insan” olanın işidir. Dişisi, erkeği, derdi, kederi, sevince tükenir yüreğin her elemi…

    Kırılıp dökülünce dalından, sökülüp gidince bağrından rüyalarıma girersin, bir susar, bin ağlarım, gözlerinden akar, yüreğimden coşar, bendimi çiğner adamlığımı aşarım…

    Şarabın arkadaşlığı yalandır, gümüşün parlaması kocaman bir yanılsamadır, altının kavuran ışığı aldanmadır, kanamadır sözlerin, kocaman bir yalandır senin kor sevmelerin ama ben kalbimden, beynimden ama ben içimden atamam seni, ancak ölünce…

    Şimdi mavi bir ezgi yankılanır metronun raylarında, kalabalık vagonlarında. Çağlar’dan başka kimse duymaz, benden başka kimse sana yanmaz, hele de böyle sabah akşam ağlamaz Rüya’m…

    Yalnızlıklarım bir azalır, bin çoğalır sensiz bu şehirde. Kalbimin hasret duvarları yıkılır, ölürüm sen gidince

    ÇAĞLAR DEVRİM DENİZ...

    ÇAĞLAR DEVRİM DENİZ
    Ekremci Yeni Üye
    Ekremci Yeni Üye

    Takım :
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 6
    Yaş : 34
    Nerden : ANKARA
    Puan : 2696
    Kayıt tarihi : 31/07/09

    Geri: gececiler

    Mesaj tarafından ÇAĞLAR DEVRİM DENİZ Bir Cuma Tem. 31, 2009 9:43 pm

    ÇÜNKÜ SEVİYORUM



    Enkazdasın…

    Yıkılmışsın… Göz bebeklerin kararmış… Saatin sarkacı olması gereken yerde değil. Saat durmuş, sarkaç orta da değil. Korkunç bir ağrı hasıl olmuş beyninde. Pis bir koku pineklemiş burnunun ucuna. Korkmuşsun... Canın yanıyor, canın acıyor, alabildiğine “kan” alabildiğine sinek. Ölmüşsün…

    Varlığın şarapla yıkanmış, dine sarılmışsın. Dinsizliğini unutarak…

    Korku iliklerinde buz gibi. Damarların çatal çatal… Alnın kırış kırış, saçların ak pak ve yüzün ölü gibi…



    Kaldınsa dağların arasında tek,

    Sustunsa viranların içinde tek,

    Vurdunsa merhametin çarkında tek,

    Ağlama gözlerimde çaremsin tek…



    Çelişkiler yumağı gözlerin. Çatışmaların ortasında kalmış beynindeki bütün kılcal damarların… Damarların çatal çatal… Dokunsam yok olursun. Sussan; rezilsin. Çünkü sinekler bütün haramlarına çullanmış. Haramların öyle çok ki, rezilliğini, milyonu bir araya gelse temizleyemez.

    Yalansın, yalancısın, mırıltıların küf kokuyor. Derman, aman dileme. Bu infazın merhameti yok…



    Yaraysa gözlerin, ellerin ömür,

    Karaysa sözlerin, bakışın ölüm,

    Asırsa hasretin, gülüşün ömür,

    Kalırsa gözlerim, şefkatin ölüm…



    Gözlerin akıyor, gözlerin çapak çapak… Dizlerin zangırdıyor, bir saatin zembereği nasıl boşalırsa öyle… Şeref seni terk ediyor. Üzülme! “Şerefsizlerinde şerefi vardır” diyen mucit, ilk defa yanılıyor belki, çünkü seni şeref çoktan terk etmiş…

    Kaşınıp duruyorsun, saçın başın bit yumağı. Ağzın burnun kulağın kurt dolmuş. Ne kadar da ayıklasan gözlerinin köşelerinden taşıyor. Midemi bulandırıyorsun, deli ediyorsun ruhumu. Ruhum beni boşuyor. Sen hala bulantıcı, sen hala rezilsin. Nice yıkamalarım yüzünü, boşa çıkıyor. Yüzün çamur gibi, tarifsiz bir iklimde, tarifsiz bir yansımada kalbimi daraltıyorsun. Kalbim infilak seslerinde. Sesler bağırtılar içinde, sen bir tünelde avazının çıktığı kadar bir suskunluğa gömülüyorsun. Kabrin irin mabedi…



    Ey! Ceylanım, ölen ben, ağıtta sen,

    Kim kalmış ki, gerçek sen, dünyada ben

    Dön kıblene, yanan ben, ihlasta sen,

    Ey! Sevdiğim, derman sen, yıkılan ben…



    Kilometrelerce uzaktasın. Kilometrelerce uzakta leş gibi kokuyorsun. Haramsın, haramlığın gözlerimi kanatıyor. Bakamıyorum sana. Baktığım yerden gözlerimi yakıyorsun. Ağlatıyorsun, ağlıyorum, yüreğimi dağlıyor, seni içimden atamıyorum. Allah kahretsin!



    Ağlarsa gözlerim, ellerin ömür,

    Vurursa sözlerin, bakışın ölüm,

    Olursa hasretin, mektubun ömür,

    Durursa saçların, rüzgarın ölüm…

    Gülüm…



    Hep deliler gibi sevdiğimi hatırlıyorum. Seviyorsun değil mi? Seviyorum çünkü… Çünkü her türlü rezilliğine rağmen ölüyorum gözlerin için…


    ÇAĞLAR DEVRİM DENİZ..

    ÇAĞLAR DEVRİM DENİZ
    Ekremci Yeni Üye
    Ekremci Yeni Üye

    Takım :
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 6
    Yaş : 34
    Nerden : ANKARA
    Puan : 2696
    Kayıt tarihi : 31/07/09

    Geri: gececiler

    Mesaj tarafından ÇAĞLAR DEVRİM DENİZ Bir Cuma Tem. 31, 2009 9:45 pm

    HÜLYAM GİDİŞİN ÖLÜMDÜ



    Gelmiş geçmiş ne varsa acılardan yana, kalbimi hiç ıskalamayan gözlerindendir, gözlerinden düşen hüzündendir. Ağrıma giden; haram tutmayan gözlerinde, haram oluşumdur.



    Göz terke gidince sende,

    Gün geceye ihbar yine,

    Hüzün miras kalır ömre

    Ve ellerin donar gece…



    Sevda sokağım hüzün demliyor, aşk çıkmazımda yıldızlar sönüyor ve sen gelmiyorsun sevmelerin bitiyor. Sevmelerin başka kollarda hüzünler açıyor, hüzünlerin kalbime kök salıyor.



    Yıldızlar söneli asır,

    Sevmeler biteli asır,

    Gülmeler gideli asır,

    Gelmeler biteli bin oldu…



    Her derdine razı gönlüm, asiliğin aşk kırımlarında diz büktü, boyun büktü ve inan o an her şey çok kötüydü. Onur, ayaklar altında ve umut Kaf Dağı’nın arkasında kalmıştı. Umarsız gidişinle bütün varım yok olmuş, gözlerim, gözlerinin gölgesinde ölmüştü. Bir sana yanan yüreğim, bir sana hesapsız, bir sana akılsızdı. Gönlüm duyguların en üryanıyla serilmişti ayaklarının diplerine ve sen çiğneyip gitmiştin. Asiliğin bir bana, seven yüreğime sökmüştü…



    Asiliğin bana söktü,

    İlhan sana boyun büktü,

    Ve doğru her şey kötüydü,

    Hülyam gidişin ölümdü…



    Şimdi annem olsaydı yanımda, dizlerine başımı koyup ağlasaydım doyasıya. Çok görmezdi küçüğüne, dövmezdi gözleriyle ve “o” şefkat dolu elleriyle saçlarımı okşar, severdi yine. Ağrılarım ve ağrıma giden ne varsa silinmezdi ama ıstırap içindeki ruhum sukut bulurdu sımsıcacık yüreğinde.

    Sana beddua etmiyorum gülüm, sana hüzünler göndermiyor, hüzünler büyütmüyorum kalbimde. Sana ağıtlarımın bir tanesini bile göndermiyorum ama gör istiyorum, bir lahza bile olsa gör “o” vuslat için can vermeye hazır yüreğimi Hülyam.

    Şimdi usulca ayrılıyorum canımı yakan yüreğinin aşk kıyısından. Şimdi gözlerimi kapatıyorum simsiyah bir gecenin içine ve bekliyorum rüyalarımın aşk çıkmazında, aşk ayrımlarında. Kim bilir? Kopar gelirsin hüzün kordonlarından ve rüyalarımın içine sinersin usulca. Seviyorum seni Hülyam.

    Unutma! Seven ne yapmaz ki?

    ÇAĞLAR DEVRİM DENİZ..

    ÇAĞLAR DEVRİM DENİZ
    Ekremci Yeni Üye
    Ekremci Yeni Üye

    Takım :
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 6
    Yaş : 34
    Nerden : ANKARA
    Puan : 2696
    Kayıt tarihi : 31/07/09

    Geri: gececiler

    Mesaj tarafından ÇAĞLAR DEVRİM DENİZ Bir Cuma Tem. 31, 2009 9:47 pm

    GÜLENAY II

    Sitemim bir sanadır Gülenay…

    Bugün kaldırımlar ağlıyor, bugün göğün dibi delinmiş üstüme yıldızlar yağıyor. Gözyaşlarım basıp geçtiğin sokakların resmi ve arşa değen sesim senden kalan acıların yankısı oluyor…

    Fırtınalar ve bütün medcezirler kafamın içinde volta atıyorlar. Çarpıp geldikleri yer, kalbimden beynime giden gözlerinin çıkmazlarıdır. Gönlümden yansıyan ipek saçların, bakıp bakıp da göremediğim, ufkun kör noktasında kararan, yaşaran gözlerimdendir Gülenay…

    Sitemim bir sanadır, bir sana Gülenay. Feleğimi kaybettim ben, feleğim dünyasını unuttu. Çember her geçen gün biraz daha daralıyor. Beynimde mıknatıslar, kerpetenler, çiviler savrulup duruyor. Canım çok acıyor…

    Sevabı günahından az yüreğim çırpınışlarda. Aşkı kendini aşmış ruhum aşktan üste, aşk utanır olmuş düştüğü yerde. Günahı boynuma saran gözlerin hiç meraklanmaz, hiç sıkılmaz mı?

    Endişe yumağına dönen yüreğim gözlerinin insafına kalmış. Gerçekten gözlerin bir kere olsun utanmaz mı? Utancından kapanmaz mı? Göz kapakların gözlerinin üstüne bir kere olsun inmez mi? Tahammülün hiç mi kalmadı çırpınan yüreğime?

    Düşünsün gözlerin, meraklansın saçların ve müsaade etsin yüreğin bir kere olsun… Benden hesap sormaktan bıkmadın mı? Seven ne yapmaz ki? Düşünüyorum diye an be an seni, kötümü saydın yine kalbimi? Ben istemesem seni, gözlerim istiyor, ben istemesem seni, ellerim istiyor, ben istemesem bir an bile seni, milyon kere yüreğim çarpıyor, milyon kere ruhum istiyor seni… Suçlu muyum şimdi?

    Sen hapsettin beni, sen attın bu girdaplara ve ben sadece sende kaldım, senin bakmaya kıyamadığım gözlerinde, ellerinde ve içime çektiğim ve hala tuttuğum nefesinde…

    Sefaletim üzsün istemezdim seni, çırpınmaktan kanayan parmaklarım bir kağıt aklığına pırıl pırıl düşsün isterdim, böyle kanla, hicranla değil. İstemezdim bir damla gözyaşı dökesin ve istemezdim “rüyalarımdan çık” deyişini. Ben ne yaptım sana ki? Sustum, razı oldum, her derdine, her vuruşuna sustum. Bir çıkar yol olsaydı susmaktan öte daha da susardım, daha da razı olur, düştüğüm girdapta ölüme terk ederdim Çağlarımı. Ölemedim bir türlü özür dilerim…

    “Öl!” Demek kolay, “öl!” Demek pervasız, “öl!” Demek seven yüreğime hayasız ve emsalsiz bir kefen. Bu kadar çırpınırken deniz gözlerim gözlerine; “öl!” Demek, ölmekten öte Gülenay… Bil ki ölsem kurtulurdum, bil ki ölsem bu çırpınışlar dinerdi. Ölemedim bir türlü özür dilerim…

    Ayrı kaldım senden, nice beş yıllar tükeniyor ömrümün buz ırmaklarından. Seneler gelip geçiyor Gülenay. Ben burada ölürken, senin bayramın mı oluyor? Gerçekten mutlu musun bu halimden? Çağlar’ının göz göre göre ölümünden ve ben toprak olup giderken, söyle Allah aşkına mesut musun, şu vicdansız halinden?

    Özür dilerim daha ölmedim…

    Seviyorum ölesiye ama ölmedim işte…


    ÇAĞLAR DEVRİM DENİZ

    ÇAĞLAR DEVRİM DENİZ
    Ekremci Yeni Üye
    Ekremci Yeni Üye

    Takım :
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 6
    Yaş : 34
    Nerden : ANKARA
    Puan : 2696
    Kayıt tarihi : 31/07/09

    Geri: gececiler

    Mesaj tarafından ÇAĞLAR DEVRİM DENİZ Bir Cuma Tem. 31, 2009 9:48 pm

    SAKLI SONBAHAR



    Gün geceye küsünce güneş ağlarmış doğmak için ve gece güne küsünce şeytan doğarmış bütün yüreklere. Pas kangren yapmaz diyen cüce huy, huysuzluk edermiş boylu ve soylu akıla. Gönül aldırmaz diyen halt eder, boyun bükermiş sonra göğsünden kesilip atılan aşka. Aşk düştüğü yerde can verirmiş, beklemezmiş sevgi gelirde merhem olur diye. Durmazmış vicdan, göğüs gersin diye ve hemen ölürmüş aşk düştüğü yerde.

    Doğuştan sevdim seni ben, doğduğum gün güneş ağlamış, gece, güne isyan etmiş ve yolsuz sevdaların beşiği şeytanın kalleş kucağı olmuş. Senede bir gün doğmalar, birkaç senede bire çıkmış ve aşk sancıların en büyüğünü yüreğime yoldaş etmiş. Emeklemelerimde yürümenin ne demek olduğunu, yazmanın, söylemek olmadığını ancak kaybedince anlamış yüreğim.

    Alev alev büyüyen çocukluğum; üzerimden mektepleri ve adamın adam olduğu yeri, askerliği ömrümün birkaç yılından sonra terhis ederken, nice defterler bitirdim onmaz aşkınla, nice defterlere yazdım adını kanımla ve nice şiirler tükendi ardın sıra.

    Kim çıktıysa karşıma adını koymadım adının yanına, kar etmedi hiçbir sevda sevdanın yanında. Öyle fakir, öyle acizdiler ki, görsen bir iki damla sevda dökerdin kirli avuçlarına.

    Tam on beş koca sene bitti ama ben seni hiç unutmadım, unutamadım “Özge’m…” Ne karanlığa, ne şeytanın yancılarına anlatmadım içimin katran karası, taşlaşmış hüzün gözyaşlarımı. Emin ol acılarımdan bir tanesine tutunsan, taşır bütün acılarını.

    Ne zaman gönlünün kapılarını çalsam, ne zaman ansızın karşına çıksam benden bir haberdi yüreğin. Ne zaman bütün cesaretimi toplayıp “seviyorum seni” desem gönlünün kapıları üzerime yedi kat kapanıyordu. Bütün bunlar yüreğimde canlanıyor ve oracıkta karanlığa teslim oluyordu. Bir türlü aydınlığa çıkamıyordu yüreğim. Yüreğim, yüreğine rehindi ama yüreğin bilmiyordu.

    Doğmak istedim simsiyah bir gecenin içinde, güneşe ramak kala hayal kurmayı bırakıp gerçeğe döndüm yüzümü. Aradım sonra yüreğini. Yüreğin bana küsmüş, yüreğin benden şeytana kaçalı yıl olmuş.

    Kaldım öylece; bir sesin tarifsiz pas kokulu arasında saatlerce. Sonra şehir göçtü üzerime. Karanlık geçti iliklerime, boynuma kadar çamur, boyum kadar çukur oldu benden geçişin ve en sonunda gömdüm Koray’ı, senin görmediğin, hiç bilmediğin denizlere.

    Başımı göğe çıkartmak isterdim buğday misali, bilirsin buğday sağlam toprak ister, öyle her toprakla hasbıhal etmez ve başını göğe çıkartmaktan hiç korkmaz. “Gövdemi budarlar mı, toprağımdan kökümü ayırırlar mı?” Hesabı yapmaz. Ölmek ya da kalmak onun için ne edepli, ne edepsiz bir sondur. O korkusuz bir şövalye, o imdatsız maharetli cesur bir yürektir. Göğe başını çıkartınca ölmekte birdir, kalmakta. Lakin bir kere olsun gözlerini güne salmak ve bir kere olsun ay yüzüne bakmak ister. Sonra ölmüş, kalmış umru değildir…

    Özge’m yıllar sonra elini ilk kez tuttuğumda, yaşadığım sensiz simsiyah ayrılıkların bir anını bile hissetmiş olsaydın, yok yok Koray’ın bu an için nelere katlandığını bilseydin, şeytana pabuç giydiren yüreğinden nefret ederdin. Öyle ki, yanmakla, yaşamak arasında “o” ince çizgide sallanan yüreğim, tarifsiz acıların içinde milyon imdatlarda, avaz avaza acı iniltilerini, hüsran naralarını, acı pençelerini yüreğine yapıştırsaydı inan duramazdın, kaçamazdın, başkasının asla olamazdın Özge’m.

    Bir adım ötemde şeytanla evcilik oynuyorsun, bir gün yanacağından habersiz. Ben can suyun olarak hazırda bekliyorum, yanan yüreğine yağmak adına.

    Yüreğimde saklı sonbaharım, Özge’m bil ki; Koray’ın seni seviyor, her türlü acıya, yanmaya rağmen.

    Kavuşamayan büyük aşklar için günlüğünden…

    ÇAĞLAR DEVRİM DENİZ..

    BURAK
    Admin
    Admin

    Takım :
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 257
    Yaş : 27
    Yorum : Ekrem Düzgünoğlu Fan Club
    Puan : 3600
    Kayıt tarihi : 16/06/08

    Geri: gececiler

    Mesaj tarafından BURAK Bir Cuma Tem. 31, 2009 10:19 pm

    paylaşımların için saolasın dostum. sitemize hoşgeldin


    ----------------------------------

    Ekrem Düzgünoğlu - KAHIR

    ----------------------------------








    Herkes birbirini sevecek diye bir şey yok elbette.Yada herkesi kendime hayran bırakma kaygılarım...Beni sevseniz de sevmeseniz de Buraklığımdan bir şey kaybetmem:) ama ben görmediğim ve bilmediklerimde dahil olmak üzere herkesi ve her şeyi sevebilirim.Ona birazcık benzediğimi bileyim bu yeter...Sanıyorum ki bunu sadece yaratılanı sevdiğim için yaparım...



    Ne tetikçiyim, ne de estetikçiyim...

    __berduş__
    Admin
    Admin

    Takım :
    Kadın
    Mesaj Sayısı : 10
    Yorum : Ekrem Düzgünoğlu Fan Club
    Puan : 2986
    Kayıt tarihi : 16/10/08

    Geri: gececiler

    Mesaj tarafından __berduş__ Bir C.tesi Ağus. 01, 2009 11:29 am

    PAYLAŞIMLARIN İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ,,YÜREĞİNE SAĞLIK....SENİ ARAMIZDA GÖRMEKTE ÇOK GÜZEL.......

    Yasin Hızarcıoğlu
    Müzisyen Üye
    Müzisyen Üye

    Takım :
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 433
    Yaş : 24
    Nerden : İstanbul
    Puan : 3511
    Kayıt tarihi : 11/04/09

    Geri: gececiler

    Mesaj tarafından Yasin Hızarcıoğlu Bir Çarş. Ağus. 12, 2009 2:42 pm

    Paylaşımınız için teşekkür ederim...

    manyaksey
    Ekremci Yeni Üye
    Ekremci Yeni Üye

    Takım :
    Erkek
    Mesaj Sayısı : 23
    Puan : 2572
    Kayıt tarihi : 01/01/10

    Geri: gececiler

    Mesaj tarafından manyaksey Bir Cuma Ocak 01, 2010 7:51 pm

    saatler olsun Smile

    Sponsored content

    Geri: gececiler

    Mesaj tarafından Sponsored content Bugün 1:41 pm


      Forum Saati C.tesi Ara. 10, 2016 1:41 pm