Ekrem Düzgünoğlu

EKREM DÜZGÜNOĞLU FAN CLUBE HOŞ GELDİN.SİTEMİZE ÜCRETSİZ KAYIT OLABİLİRSİN
Ekrem Düzgünoğlu

Hoşgeldin Misafir Ekrem Düzgünoğlu Fanda Toplam 0 Mesajın Var


    Nazım Hikmet Ran..

    Paylaş

    LaNdChArM
    Ekrem Hastası
    Ekrem Hastası

    Takım :
    Kadın
    Mesaj Sayısı : 119
    Yaş : 33
    Nerden : İstanbul/GaziOsmanPaşa
    Puan : 2893
    Kayıt tarihi : 10/07/09

    Nazım Hikmet Ran..

    Mesaj tarafından LaNdChArM Bir Cuma Tem. 10, 2009 8:38 pm

    Bir Adın Kalmalı Geriye

    bir adın kalmalı geriye
    bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
    aynaların ardında sır
    yalnızlığın peşinde kuvvet
    evet nihayet
    bir adın kalmalı geriye
    bir de o kahreden gurbet

    sen say ki
    ben hiç ağlamadım
    hiç ateşe tutmadım yüreğimi
    geceleri, koynuma almadım ihaneti
    ve say ki
    bütün şiirler gözlerini
    bütün şarkılar saçlarını söylemedi
    hele nihavent
    hele buselik hiç geçmedi fikrimden
    ve hiç gitmedi
    bir topak kan gibi adın
    içimin nehirlerinden
    evet yangın
    evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
    evet kaybetmenin o zehirli buğusu
    evet nisyan
    evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
    sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
    bu sevda biraz nadan
    biraz da hıçkırık tadı
    pencere önü menekşelerinde her akşam

    dağlar sonra oynadı yerinden
    ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
    sen say ki
    yerin dibine geçti
    geçmeyesi sevdam
    ve ben seni sevdiğim zaman
    bu şehre yağmurlar yağdı
    yani ben seni sevdiğim zaman
    ayrılık kurşun kadar ağır
    gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
    yine de bir adın kalmalı geriye
    bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
    aynaların ardında sır
    yalnızlığın peşinde kuvvet
    evet nihayet
    bir adın kalmalı geriye
    bir de o kahreden gurbet
    beni affet
    Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç

    LaNdChArM
    Ekrem Hastası
    Ekrem Hastası

    Takım :
    Kadın
    Mesaj Sayısı : 119
    Yaş : 33
    Nerden : İstanbul/GaziOsmanPaşa
    Puan : 2893
    Kayıt tarihi : 10/07/09

    Geri: Nazım Hikmet Ran..

    Mesaj tarafından LaNdChArM Bir Cuma Tem. 10, 2009 8:39 pm

    Dostluk!

    Biz haber etmeden haberimizi alırsın,
    yedi yıllık yoldan kuş kanadıyla gelirsin.

    Gözümüzün dilinden anlar,
    elimizin sırrını bilirsin.

    Namuslu bir kitap gibi güler,
    alnımızın terini silersin.

    O gider, bu gider, şu gider,
    dostluk, sen yanı başımızda kalırsın

    LaNdChArM
    Ekrem Hastası
    Ekrem Hastası

    Takım :
    Kadın
    Mesaj Sayısı : 119
    Yaş : 33
    Nerden : İstanbul/GaziOsmanPaşa
    Puan : 2893
    Kayıt tarihi : 10/07/09

    Geri: Nazım Hikmet Ran..

    Mesaj tarafından LaNdChArM Bir Cuma Tem. 10, 2009 8:39 pm

    Bir Ayrılış Hikayesi

    Erkek kadına dedi ki:
    -Seni seviyorum,
    ama nasıl,
    avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp
    parmaklarımı kanatarak
    kırasıya
    çıldırasıya...
    Erkek kadına dedi ki:
    -Seni seviyorum,
    ama nasıl,
    kilometrelerle derin, kilometrelerle dümdüz,
    yüzde yüz, yüzde bin beş yüz,
    yüzde hudutsuz kere yüz...
    Kadın erkeğe dedi ki:
    -Baktım
    dudağımla, yüreğimle, kafamla;
    severek, korkarak, eğilerek,
    dudağına, yüreğine, kafana.
    Şimdi ne söylüyorsam
    karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana..
    Ve ben artık
    biliyorum:
    Toprağın -
    yüzü güneşli bir ana gibi -
    en son en güzel çocuğunu emzirdiğini..
    Fakat neyleyim
    saçlarım dolanmış
    ölmekte olan parmaklarına
    başımı kurtarmam kabil
    değil!
    Sen
    yürümelisin,
    yeni doğan çocuğun
    gözlerine bakarak..
    Sen
    yürümelisin,
    beni bırakarak...
    Kadın sustu.
    SARILDILAR
    Bir kitap düştü yere...
    Kapandı bir pencere...
    AYRILDILAR...

    LaNdChArM
    Ekrem Hastası
    Ekrem Hastası

    Takım :
    Kadın
    Mesaj Sayısı : 119
    Yaş : 33
    Nerden : İstanbul/GaziOsmanPaşa
    Puan : 2893
    Kayıt tarihi : 10/07/09

    Geri: Nazım Hikmet Ran..

    Mesaj tarafından LaNdChArM Bir Cuma Tem. 10, 2009 8:40 pm

    Piraye' ye

    22 Eylül 1945

    Kitap okurum:
    içinde sen varsın,
    şarkı dinlerim:
    içinde sen.
    Oturdum ekmeğimi yerim:
    karşımda sen oturursun,
    çalışırım:
    karşımda sen.
    Sen ki, her yerde "hâzırı nâzır"ımsın,
    konuşamayız seninle,
    duyamayız sesini birbirimizin:
    sen benim sekiz yıldır dul karımsın...


    23 Eylül 1945

    O şimdi ne yapıyor
    şu anda, şimdi, şimdi?
    Evde mi, sokakta mı,
    çalışıyor mu, uzanmış mı, ayakta mı?
    Kolunu kaldırmış olabilir,
    - hey gülüm,
    beyaz, kalın bileğini nasıl da çırçıplak eder bu hareketi...

    O şimdi ne yapıyor,
    şu anda, şimdi, şimdi?
    Belki dizinde bir kedi yavrusu var,
    okşuyor.
    Belki de yürüyordur, adımını atmak üzredir,
    - her kara günümde onu bana tıpış tıpış getiren
    sevgili, canımın içi ayaklar!..
    Ve ne düşünüyor
    beni mi?
    Yoksa
    ne bileyim
    fasulyanın neden bir türlü pişmediğini mi?
    Yahut, insanların çoğunun
    neden böyle bedbaht olduğunu mu?

    O şimdi ne düşünüyor,
    şu anda, şimdi, şimdi?..


    24 Eylül 1945

    En güzel deniz:
    henüz gidilmemiş olandır.
    En güzel çocuk:
    henüz büyümedi.
    En güzel günlerimiz:
    henüz yaşamadıklarımız.
    Ve sana söylemek istediğim en güzel söz:
    henüz söylememiş olduğum sözdür...


    30 Eylül 1945

    Seni düşünmek güzel şey
    ümitli şey
    dünyanın en güzel sesinden en güzel
    şarkıyı dinlemek gibi bir şey.
    Fakat artık ümit yetmiyor bana,
    ben artık şarkı dinlemek değil
    şarkı söylemek istiyorum...


    1 Ekim 1945

    Dağın üstünde:
    akşam güneşiyle yüklü olan bir bulut var
    dağın üstünde.
    Bugün de:
    sensiz, yani yarı yarıya dünyasız geçti
    bugün de.
    Birazdan açar
    kırmızı kırmızı:
    gecesefeları birazdan açar kırmızı kırmızı.
    Taşır havamızda sessiz, cesur kanatlar
    vatandan ayrılığa benzeyen ayrılığımızı...


    6 Ekim 1945

    Bulutlar geçiyor: haberlerle yüklü, ağır.
    Buruşuyor hâlâ gelmeyen mektup avucumda.
    Yürek kirpiklerin ucunda uzayıp giden toprak uğurlanır.
    Benim bağırasım gelir: -"Pîrâye, Pîrâye!.." diye

    LaNdChArM
    Ekrem Hastası
    Ekrem Hastası

    Takım :
    Kadın
    Mesaj Sayısı : 119
    Yaş : 33
    Nerden : İstanbul/GaziOsmanPaşa
    Puan : 2893
    Kayıt tarihi : 10/07/09

    Geri: Nazım Hikmet Ran..

    Mesaj tarafından LaNdChArM Bir Cuma Tem. 10, 2009 8:40 pm

    Bir Gemici Türküsü

    Rüzgâr,
    yıldızlar
    ve su.
    Bir Afrika rüyasının uykusu
    düşmüş dalgalara.
    Işıltılı, kara
    bir yelken gibi ince
    direğinde geminin.
    Geçmekteyiz içinden
    bir sayısız
    bir uçsuz bucaksız yıldızlar âleminin.

    Yıldızlar
    rüzgâr
    ve su.
    Başüstünde bir gemici korosu
    su gibi, rüzgâr gibi, yıldızlar gibi bir türkü söylüyor,
    yıldızlar gibi
    rüzgâr gibi
    su gibi bir türkü.
    Bu türkü diyor ki, «Korkumuz yok!
    İnmedi bir gün bile gözlerimize
    bir kış akşamı gibi karanlığı korkunun.»
    Bu türkü
    diyor ki,
    «Bir gülüşün ateşiyle yakmasını biliriz
    ölümün önünde sigaramızı.»
    Bu türkü
    diyor ki,
    «Çizmişiz rotamızı
    dostların alkışlarıyla değil
    gıcırtısıyla düşmanın
    dişlerinin.»
    Bu türkü diyor ki, «Dövüşmek..»
    Bu türkü diyor ki, «Işıklı büyük
    ışıklı geniş ve sınırsız bir limana
    dümen suyumuzda sürüklemek denizi..»
    Bu türkü diyor ki, «Yıldızlar
    rüzgâr
    ve su...»

    Başüstünde bir gemici korosu
    bir türkü söylüyor;
    yıldızlar gibi
    rüzgâr gibi,
    su gibi bir türkü..

    LaNdChArM
    Ekrem Hastası
    Ekrem Hastası

    Takım :
    Kadın
    Mesaj Sayısı : 119
    Yaş : 33
    Nerden : İstanbul/GaziOsmanPaşa
    Puan : 2893
    Kayıt tarihi : 10/07/09

    Geri: Nazım Hikmet Ran..

    Mesaj tarafından LaNdChArM Bir Cuma Tem. 10, 2009 8:41 pm

    TAHİRLE ZÜHRE MESELESİ

    Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
    hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
    bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
    yani yürekte.
    Meselâ bir barikatta dövüşerek
    meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
    meselâ denerken damarlarında bir serumu
    ölmek ayıp olur mu?
    Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
    hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
    Seversin dünyayı doludizgin
    ama o bunun farkında değildir
    ayrılmak istemezsin dünyadan
    ama o senden ayrılacak
    yani sen elmayı seviyorsun diye
    elmanın da seni sevmesi şart mı?
    Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık
    yahut hiç sevmeseydi
    Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?
    Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
    hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

    LaNdChArM
    Ekrem Hastası
    Ekrem Hastası

    Takım :
    Kadın
    Mesaj Sayısı : 119
    Yaş : 33
    Nerden : İstanbul/GaziOsmanPaşa
    Puan : 2893
    Kayıt tarihi : 10/07/09

    Geri: Nazım Hikmet Ran..

    Mesaj tarafından LaNdChArM Bir Cuma Tem. 10, 2009 8:41 pm

    EN GÜZEL SÖZ


    En güzel deniz :
    henüz gidilmemiş olanıdır...
    En güzel çocuk :
    henüz büyümedi.
    En güzel günlerimiz :
    henüz yaşamadıklarımız.
    Ve sana söylemek istediğim en güzel söz :
    henüz söylememiş olduğum sözdür...

    LaNdChArM
    Ekrem Hastası
    Ekrem Hastası

    Takım :
    Kadın
    Mesaj Sayısı : 119
    Yaş : 33
    Nerden : İstanbul/GaziOsmanPaşa
    Puan : 2893
    Kayıt tarihi : 10/07/09

    Geri: Nazım Hikmet Ran..

    Mesaj tarafından LaNdChArM Bir Cuma Tem. 10, 2009 8:43 pm

    BENCE SENDE HERKES GİBİSİN

    Gönlümle baş başa düşündüm demin;
    Artık bir sihirsiz nefes gibisin.
    Şimdi tâ içinde bomboş kalbimin
    Akisleri sönen bir ses gibisin.

    Mâziye karışıp sevda yeminim,
    Bir anda unuttum seni, eminim
    Kalbimde kalbine yok bile kinim
    Bence artık sen de herkes gibisin.

    Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
    Onlardan kalbime sevda geçmiyor
    Ben yordum ruhumu biraz da sen yor
    Çünkü bence şimdi herkes gibisin

    Yolunu beklerken daha dün gece
    Kaçıyorum bugün senden gizlice
    Kalbime baktım da işte iyice
    Anladım ki sen de herkes gibisin

    Büsbütün unuttum seni eminim
    Maziye karıştı şimdi yeminim
    Kalbimde senin için yok bile kinim
    Bence sen de şimdi herkes gibisin

    LaNdChArM
    Ekrem Hastası
    Ekrem Hastası

    Takım :
    Kadın
    Mesaj Sayısı : 119
    Yaş : 33
    Nerden : İstanbul/GaziOsmanPaşa
    Puan : 2893
    Kayıt tarihi : 10/07/09

    Geri: Nazım Hikmet Ran..

    Mesaj tarafından LaNdChArM Bir Cuma Tem. 10, 2009 8:44 pm

    MAVİ GÖZLÜ DEV, MİNNACIK KADIN VE HANIMELLERİ

    O mavi gözlü bir devdi.
    Minnacık bir kadın sevdi.
    Kadının hayali minnacık bir evdi,
    bahçesinde ebruliii
    hanımeli
    açan bir ev.

    Bir dev gibi seviyordu dev.
    Ve elleri öyle büyük işler için
    hazırlanmıştı ki devin,
    yapamazdı yapısını,
    çalamazdı kapısını
    bahçesinde ebruliiii
    hanımeli
    açan evin.

    O mavi gözlü bir devdi.
    Minnacık bir kadın sevdi.
    Mini minnacıktı kadın.
    Rahata acıktı kadın
    yoruldu devin büyük yolunda.
    Ve elveda! deyip mavi gözlü deve,
    girdi zengin bir cücenin kolunda
    bahçesinde ebruliiii
    hanımeli
    açan eve.

    Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,
    dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:
    bahçesinde ebruliiiii
    hanımeli
    açan ev..

    mavi1730
    Ekrem Hastası
    Ekrem Hastası

    Takım :
    Kadın
    Mesaj Sayısı : 194
    Yorum : yorumsuz
    Puan : 2788
    Kayıt tarihi : 10/01/10

    Geri: Nazım Hikmet Ran..

    Mesaj tarafından mavi1730 Bir Paz Ocak 17, 2010 9:25 pm

    nazım hikmet çok değerli bir şair şiirleri muhteşem... sağol paylaşım için Smile


    ----------------------------------

    Ekrem Düzgünoğlu - KAHIR

    ----------------------------------








    Biliyorum yakacak ağlayacak kalbim
    Şimdi beni saracak yüreğimde yangın
    Ellerimi bulacak mahşerde ellerin
    Aşkınla dolacakk...

    LaNdChArM
    Ekrem Hastası
    Ekrem Hastası

    Takım :
    Kadın
    Mesaj Sayısı : 119
    Yaş : 33
    Nerden : İstanbul/GaziOsmanPaşa
    Puan : 2893
    Kayıt tarihi : 10/07/09

    Geri: Nazım Hikmet Ran..

    Mesaj tarafından LaNdChArM Bir Paz Ocak 17, 2010 9:37 pm

    Rica ederim. Wink


    ----------------------------------

    Ekrem Düzgünoğlu - KAHIR

    ----------------------------------








    Ölüm Kalıtsaldır..

    Sponsored content

    Geri: Nazım Hikmet Ran..

    Mesaj tarafından Sponsored content Bugün 11:09 am


      Forum Saati Salı Ara. 06, 2016 11:09 am